MİLLETVEKİLİ BAYRAKTURAN 2002’Yİ HATIRLATTI BAKAN ÇELİK : “SÖZLERİMİN ARKASINDAYIM” DEDİ

Bakan Çelik: Milletvekili Bayraktutan’ın sorusuna cevap verdi: 2002 yılında yaptığınız konuşmanızın arkasında mısınız? Artvin halkı bunu bilmek istiyor. Bakan Çelik; “Tabii ki tekniğine ve çevreyi tahrip etmeyecek bir şekilde madenlere sahip çıkarmamız doğrudur ama eğer bir tahribat söz konusuysa ki Artvin´deki geçmiş yıllara ait bir konuşmamı Sayın Milletvekilim hatırlattılar, aynen o konuşmanın arkasındayım. 2002’deki Cerattepe ile ilgili düşüncem 2013 yılında da değişmedi.” dedi.

MİLLETVEKİLİ BAYRAKTURAN 2002’Yİ HATIRLATTI BAKAN ÇELİK : “SÖZLERİMİN ARKASINDAYIM” DEDİ
MİLLETVEKİLİ BAYRAKTURAN 2002’Yİ HATIRLATTI BAKAN ÇELİK : “SÖZLERİMİN ARKASINDAYIM” DEDİ Hayrettin Yavuz
 
24.10.2013
   
 

 Artvin Milletvekili Av.Uğur Bayraktutan dün TBMM Genel Kurulundaki konuşması esnasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik´in 2002 yılında TBMM´de yapmış olduğu konuşmasını hatırlattı.

2002 yılında AKP Bursa Milletvekili olan Faruk Çelik’in Artvin Cerattepe’de çıkarılması düşünülen maden ile ilgili  " Artvin ilinin ortadan kalkmasına sebep olacak sonuçların ortaya çıkma ihtimali yüksektir." ifadesini hatırlattı ve bu ifadelerin bugünde arkasında olup olmadığını sordu. Bakan Çelik 23.10.2013 tarihinde de aynı şekilde madenin Artvin’i yok edeceği düşüncesinde olduğunu ifade ederek Bayraktutan´ın sorusuna cevap verdi.
(Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Tutanağı  24. Dönem 4. Yasama Yılı  8. Birleşim 23 Ekim 2013 Çarşamba   Saat:19.10  Sayın Bayraktutan…UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.)
“SAYIN BAKAN 2002 YILINDAKİ KONUŞMANIZ BANA GÖRE MUHTEŞEM BİR KONUŞMADIR”
CHP Artvin Milletvekili Av. Uğur Bayraktutan Meclis Genel Kurulunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı hemşehrimiz Faruk Çelik’e 2002 yılındaki konuşmasını hatırlattıktan sonra şunları söyledi;
“Sayın Bakan, bilindiği üzere, Artvin´de Cerattepe´de çıkartılmak istenen bir maden var. Bu madene ilişkin olarak 2002 yılında Meclis’te yapmış olduğunuz konuşma tutanaklarını çıkarttım. O konuşma, bana göre muhteşem bir konuşma. Bugün bu madene ilişkin olarak yapılan ÇED raporunda 50 bini aşkın ağacın kesilerek maden çıkartılması istenmektedir. 2002 yılında yapmış olduğunuz konuşmada Artvin´de bu şekildeki bir maden çıkartılma işleminin büyük bir cinayet olacağını, Artvin´in sonunu getireceğine ilişkin elimde tutanaklar var. 2002 yılında yaptığınız bu konuşmanın içeriğini bugün de paylaşıyor musunuz? Bütün Artvinliler merak ediyor.” dedi.
EĞER BİR TAHRİBAT SÖZKONUSUYSA O KONUŞMANIN ARKASINDAYIM
Bunun üzerine Bakan Çelik; “Artvin´deki… Artvin, biliyorsunuz, "Yeşil Artvin" diye ifade etmek doğrudur. Benim de doğduğum bir şehirdir, çocukluğumu geçirdiğim bir şehirdir. Tam Artvin´in tepesinde bir maden arama… Tabii ki tekniğine ve çevreyi tahrip etmeyecek bir şekilde madenlere sahip çıkarmamız doğrudur ama eğer bir tahribat söz konusuysa ki Artvin´deki geçmiş yıllara ait bir konuşmamı Sayın Milletvekilim hatırlattılar, aynen o konuşmanın arkasındayım, onu da ifade edeyim.”dedi.
 Bakan Çelik’in 2002 yılında yaptığı Artvin için tarihi nitelikteki o konuşma metnini bir kere daha gündeme getiren Milletvekili Uğur Bayraktutan, meclis tutanaklarında yer alan konuşmayı bir kere daha basın ile paylaştı.
(79 uncu Birleşim 27 . 3 . 2002 Çarşamba İşte FARUK ÇELİK´in 2002 yılındaki TBMM Genel Kurul konuşmasının meclis tutanakları...)
 
FARUK ÇELİK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Doğu Karadenizimizin yeşil incisi Artvin ve çilekeş Artvinlilerin sorunlarını dile getirme fırsatı veren Sayın Başkana teşekkür ediyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, yüzölçümü 7 436 kilometrekare olan, 1990 nüfus sayımında 213 000 nüfusa sahipken, 2000 nüfus sayımında 191 000´e gerileyen, arazi yapısı tarıma elverişli olmayan, başta Murgul Bakır İşletmeleri olmak üzere, mevcut sanayi işletmeleri kapanan, kültür ve eğitim düzeyi en yüksek, asayiş bakımından en huzurlu ilimiz olan Artvin´de, son yıllarda iki konu Artvinlilerin huzurunu iyice kaçırmıştır.
Bunlardan birincisi, Türkiye´deki toplam elektrik ihtiyacının yüzde 10´unu karşılayacak olan Çoruh havzasındaki barajlar projesidir. Her ne kadar bu hükümetin politikaları sayesinde işletmeler, sanayi tesisleri kapanıyor ve enerji fazlasından bahsediliyorsa da, gelişen, kalkınan, istihdam yaratan Türkiye için enerji çok önem arz etmektedir. Bundan dolayı, Çoruh havzasındaki barajlar projesini ülkenin geleceği açısından hepimiz ve Artvinliler önemsemekteyiz. Yalnız, ülkenin yeni enerji kaynaklarına kavuşması ne kadar önemli ise, bu kaynakların hedefi olan insanın huzuru ve mutluluğu da o derece önemlidir; yani, kalkınma hamleleri insanın huzurunu bozmaya yönelik olmamalıdır. Çoruh havzasındaki baraj projeleri 440 kilometrelik yeni yol yapımı ihtiyacını doğurmaktadır ki, bu rakam, Artvin İlinde cumhuriyet tarihi boyunca yapılan yol miktarı kadardır.
Ayrıca, havza üzerinde yapılacak Yusufeli Barajıyla, Yusufeli İlçemiz sular altında kalacaktır. Ülkemizin en fazla ihtiyaç duyduğu kardeşlik, güven, barış, dayanışma gibi güzel hasletleri bünyesinde barındıran, suç ve suçlunun konuşulmadığı, cezaevi her zaman boş olan, örnek vatandaşlarımızdan oluşan Yusufeli halkı soruyor: Baraj yapımını üstlenen konsorsiyumdan yabancı firmalar çekildiler; barajın kaderi ne olacak? Barajın yapımıyla ilgili bakanlığımız ne düşünüyor? Yusufeli´ni sular altında kalmaktan kurtaracak alternatif projeleri, sivil toplum örgütleri bakanlığınıza sunmuştu; yani, ikili proje yerine üçlü proje tekliflerini bakanlığımız nasıl değerlendirmektedir?
Takriben 30 000´e yakın kişiyi evsiz bırakacak olan yöre halkının geleceği konusundaki belirsizlik ve yetkililerin bu konuda net açıklama yapmamaları Yusufeli halkını tedirgin etmektedir. Yusufelililer, gelecekleriyle ilgili, bakanlıklardan net açıklama beklemektedirler.
Çoruh havzasındaki barajlar dünyanın en güzel kanyonlarını yok edecektir. Artvin halkı yine soruyor: Artvin İlinin yerleşim birimlerini ve ekolojik yapısını olumsuz etkilemeyecek nehir tipi santrallarla elektrik enerjisi üretimi neden düşünülmedi? Düşünüldüyse vazgeçme nedenleri ne idi?
Değerli milletvekilleri, Artvin İlinin ikinci önemli sorunu ise, merkezde çıkarılması düşünülen ve 1995 yılından beri çalışmaları başlatılmış olan altın, bakır, çinko; yani, madencilik projeleridir.
Değerli milletvekilleri, insanoğlu, kalkınma, daha çok kâr, daha fazla üretim ve tüketim bahanesiyle üretemeyeceği tek şey olan tabiatı çılgınca ve bilinçsizce tüketmektedir. Oysa, tabiatın yok edilmesi demek, insanın yoksullaşması ve sağlığının bozulması demektir.
 
Artvin İl merkezinin üst tarafından, Millî Parka 500 metre, Kafkasör Turizm Merkezine 1 kilometre mesafede, 12´si dünyada başka yerde olmayan, 200´e yakın bitki türü ve yaban hayatın yoğun olarak hüküm sürdüğü yeşilliklerin ortasında altın, bakır ve çinko arama çalışmaları yapılmaktadır. Bu maden arama çalışmaları asit karakterli kirleticilerden dolayı, öncelikle çevrenin en temiz suyu durumunda olan Hatila Suyunun ve tatlı su ekosisteminin sonu olacaktır.
ÇED raporu hazırlanmadan, Cominco Şirketince, Kafkasör ve Cerrahtepe´de çıkarılmak istenen altın, bakır ve çinko madeniyle ilgili çalışmalar, siyanür kullanılmamasına rağmen, doğayı ciddî şekilde tahrip etmiştir. Yüzde 60 eğimli, heyelanlı bir bölge olan Artvin İlimizde bu maden çalışmaları, heyelanları daha da artıracaktır. Artvin İlinin ortadan kalkmasına sebep olacak sonuçların ortaya çıkma ihtimali yüksektir.
Yöredeki sivil toplum örgütleri, yöre halkı, kamu kurum ve kuruluşları, çeşitli kurumlardan aldıkları uzman görüşleri ve yaptırdıkları araştırma sonuçları itibariyle, madencilik çalışmalarına şiddetle karşı çıkmaktadırlar ve sormaktadırlar: Takriben on yıldır süren maden arama çalışmaları hangi noktadadır? (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Çelik, 1 dakika içinde toparlayınız efendim.
Buyurun.
FARUK ÇELİK (Devamla) - Aramayı yapan şirketin süre talebine bakanlık nasıl bakmaktadır? Bakanlığın buradaki altın ve diğer maden rezervleriyle ilgili tespiti var mıdır? ÇED raporu alınmaz ise, bu tahribat nasıl izah edilecektir?
Değerli milletvekilleri, hükümet, Artvin İlini ortadan kaldırılmaya değil, Artvin İlini geliştirmeye dönük politikalar ortaya koymalıdır. Bu nedenle, yöre halkının ve yöre insanının sesine kulak verilmelidir. Yöre halkı, Artvin´in geleceğini, eğitim kenti olmasının sağlanmasında, eğitim ve orman fakülteleri çalışmasının tamamlanmasında, her ilçede yüksekokul açılması hedefinin gerçekleşmesinde ve tarım ürünlerinin geliştirilmesinde görmektedir.
Değerli milletvekilleri, ekolojik olmayan bir yatırımın, uzun vadede ekonomik olmayacağının, artık, tartışılmaz bir gerçek olduğunun hepimiz tarafından bilinmesi gerekmektedir.
Artvin´in geleceğiyle ilgili olarak, tüm belediye başkanları, sivil toplum örgütleri ve ilgili bakanlığın bir araya gelip, Artvin´in geleceğinin değerlendirilmesini yapmalarını, çağdaş yönetim anlayışının gereği olarak görmekteyiz. Aksi takdirde, 200 000 insanı "ben yaptıysam doğrudur" mantığıyla yönetmenin ve çaresizliğe terk etmenin çağdışı bir anlayış olduğunu ifade ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in 11 yıl önceki TBMM’de yaptığı konuşması meclis tutanağına bu şekilde yansımıştı.
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Macahel'de kış
Macahel'de kış
Uydudan yayın yapan Tv52 yerel televizyonunun binası mühürlendi
Uydudan yayın yapan Tv52 yerel televizyonunun binası mühürlendi